18 Şubat 2012 Cumartesi

Taraf Olmak

Art arda iki yazı yazıyorum. İyi performans... Konumuza gelelim. Türkiye'de herkes bir şekilde bir şeye taraf. Azınlık yada çoğunluk fark etmiyor. Önemli olan taraf olmaktır. Güzel bir şeydir. Candan dır, samimidir, insana moral verir. Olgunlaştırır, adam eder, manevi haz verir. Bir gün öleceğiz. Ne mal ne mülk ne de soy sop bize yarenlik etmeyecek, çok istesek de. Dünyada kalacak tek mirasımız safımız olacak. Hani millet der ya : '' Bana şu cu bu cu demeyin'' diye. Köküne kadar yanlış kardeş. Umarım arkamdan bana şucu bucu derler. Hayatını şu işe bu işe adadı derler. Umarım tarafımı belli ederim.

Yukarıda saydıklarım bana göre doğru, güzel şeyler. Ama güzel olmayan şeyler de var; '' Mecburi Taraf Olmak.'' Örnek vermek gerekirse Aziz Yıldırım'ın tarafında olanlar... Neden mi? Başkanın yanında gerçekten duranlar var. Ancak mecburen yanında durması gerekenler de var. Kimler mi? Zamanında iyilik yaptığı köşe yazarları, iş verdiği muhabirler, eski futbolcular, antrenörler. Aziz Başkan demese de ondan taraf olmak zorundalar. Yaptığı işler doğru yada yanlış olsa bile ondan taraf olmak zorundalar. İçleri kaldırsa da kaldırmasa da taraf olmak zorundalar. Ne acı...

Malesef inanmadıkları dava uğrunda sırf maddi çıkarlarını gözeterek taraf olanlar var. Patronun dediği her zaman doğru değildir ama doğrudur işte. Hep ondan taraf olmak zorun hissedersin kendini. O gittikten sonra arkasından dil çıkarırsın ama faydası olmaz bilirsin. İşte burada kazandığımız yada var olup da yok ettiğimiz ahlakımız devreye giriyor. İnanmadığın şeye herşeyini kaybetme pahasına taş koymak. Samimiyetten uzak bir yaşamdansa yaşamamayı tercih etmek. Sırf çoğunluğa uymak adına kötüden taraf olmak. Bu uzar da uzar...

Manevi değerler dışında taraf olmak omurgaya zarar verir. Cildi kötüleştirir. Ayrıyetteeeen ....

2 yorum:

by mutu dedi ki...

taraf olmayan bertaraf olur. klişe oldu ama idare et be faslı ;)

FASLI dedi ki...

ayıp ettin:)